Sanatı, kendisinin Vietnam Savaşı protestolarından, insan hakları ve özellikle kadın hareketinin son 40 yılından beslenen, işlerinin merkezinde toplumsal, politik ve feminist aktivizmi hep barındıran Nancy Spero, yaşama veda etti.
Bilge Taş & Cemal Akyüz Uçan Süpürge Haber Merkezi 21/10/2009
1926 yılında Ohio, Amerika’da doğdu. Toplumsal, politik ve feminist aktivizm Spero’nun bütün işlerinin merkezinde yer alıyordu. Nancy Spero’nun sanatı, kendisinin Vietnam Savaşı protestolarından, insan hakları ve özellikle kadın hareketinin son 40 yılından beslendi. Spero, Chicago Sanat Enstitüsü’nden 1949 yılında mezun olduktan sonraresim eğitimine Paris’te devam etti. 1959-1964 yılları arasında Paris’te ilk büyük sergisini açtı.Kara Resim olarak bilinen bu sergide sanatçının eserlerindeki sosyal ve siyasi protestoların yanı sıra, onun kadınlara yönelik şiddet ve baskılanmaya dair artan farkındalığı da yansıdı.
Spero, feminist perspektifinin gelişip sanat formuyla birleşmesiyle birlikte, kültürel olarak eril tanımlanmış sanat dünyasında kadınların yokluğunun ayırdına daha fazla vardı. 1964 yılında Avrupa’dan dönen sanatçı, Vietnam Savaşı ve insan hakları mücadelesi esnasında yaşananlar sonucu ortaya çıkan korkunç görüntülerden derinlemesine etkilendi. Bu dönemde Amerika’da televizyon kullanımının yaygınlaşmasıyla bu görüntüler insanların oturma odalarına taşındı.
Spero, Vietnam Savaşı’nı Protesto Eden Yazar ve Sanatçılar’a katıldı. Bu dönemde kendisinin en bilinen kolektif işlerinden oluşan “Savaş Serisi’ne” başladı. 1966–70 arasında, zamanını savaşın şiddeti ve zulmünün kendi üzerindeki etkisini, öfkesini, sanatına yansıtmaya adadı. Bu öfke kendini Şili’de İşkence (1974) ve Kadınların İşkencesi (1976) gibi eserlerinde göstermeye devam etti.
Bunlar, Latin Amerika diktatörlükleri tarafından kadınlara yönelik acımasız şiddetin tarihi zulmün doğrudan protestolarıydı. Sanat dünyası sistematik ve sürekli bir şekilde kadın sanatçıların işlerini görmezden gelirken onun sanatı dünyanın her yerindeki kadınların mücadelesine odaklandı ve özellikle Amerika’daki mücadelenin öznesi oldu. Böylece, New York’ta 1972 yılında kurulan Artists in Residence (Mükim Sanatçılar) galerisinin kurucu ortaklarından ve o yıl Amerika’da açılan ilk kadın sanatçılar koleksiyonun sanatçılarından biri oldu.
O yıllardan itibaren Spero sanatıyla kadınlara pek çok değişik formda, ama her zaman politik bir bakış açısıyla yaklaştı. Ve dişil figürü, eril bakışın tutsak aldığı alandan çıkartıp kadın sanatının kadınlar için ve kadınlar tarafından üretilmiş haliyle yansıttı. Kadın sorunlarına ilişkin ısrarlı politik yaklaşımı “Biz Kürtajdan Yanayız” (1992) gibi renkli baskılarında kendini göstermekle kalmadı, Amerikalı bir Yahudi kadın olarak Yahudi kadınların tarihsel sorunlarına ve Nazi Almanyası döneminde gördüğü bedensel ve ruhsal şiddet ve tacize odaklandı.
Spero, Latin Amerika’nın savaşla parçalanmış erkek egemen toplumunda işkence gören ve “kaybedilen” kadınlar için de sesini yükseltti. Bununla birlikte Spero’nun sanatsal vizyonu, resimlerinde yansıttığı bu kadınların biçimlerini sonsuz bir özgürlük ve görünürlülüklerini kutsayan bir coşkuyla kucakladı.
“Sanatım kutsayıcı da olsa, bütün anlatıcıları kadın olan bu tarzın yıkımı da yansıtmasını hala umut ediyorum. Bunu görünür kılan biz kadınlarız. Dünyanın kurulu düzeni böyle olmasa da bizim sembolik yaklaşımımız dünyanın nasıl olabileceği üzerinedir.”
Nancy Spero’nun eserleri Whitney Müzesi, Yahudi Müzesi, Harlem Stüdyo Müzesi ve New York Modern Sanatlar Müzesi başta olmak üzere birçok müzede sergilenmekte.
Kendisi de hem ayrımcılığa maruz kalan hem de tanınan bir sanatçı olan Spero, sanatını kısaca şöyle özetlemişti: “Ben eşitlikten bahsediyorum, dünyada var olan bir çeşit güç kavramından bahsediyorum, buna rağmen doğrudan sistematik çözümler önermiyorum.” (BT/CA/SD)