Evlilik içi aldatma olaylarında kadınları karşı karşıya getiren Yargıtay kararı, bir kadına daha mahkeme yolunu açtı. İzmir’de yaşayan kadın, eşinin kendisini aldattığı kadından 10 bin lira tazminat istiyor. Hukuk kadınları kapıştırıyor, erkeklere bir şey olmuyor!
Uçan Süpürge Haber Merkezi 25/7/2010
Yargıtay, geçtiğimiz haftalarda, eşi tarafından aldatılan kadının, eşinin birlikte olduğu kadını tazminat ödemeye mahkum etmesi kararını onaylamıştı. Bu karar İzmir’de bir başka davada emsal oldu. G.R. adlı kadın, evlendikten bir süre sonra eşinin kendisini aldattığını öğrendi ve Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Eşinden 500 lira aylık tedbir nafakası, 20 bin lirası manevi olmak üzere 30 bin lira tazminat istedi.
Mahkeme, kocanın ağır kusurlu olduğunu belirtip çifti boşadı. Kadına 175 lira aylık tedbir nafakası, 5 bin lira maddi, 3 bin lira manevi toplam 8 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi. Koca Erdoğan R.’nin avukatı kararı temyiz etti.
Eşinden boşanan G.R., bu kez “yuvamı yıktı” dediği kadına Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 10 bin lira manevi tazminat davası açtı. Dava dilekçesinde, Erdoğan R. İle ilişki yaşayan kadın şöyle suçlandı: “Eşimle üç yıl önce ikinci evliliğimi yaptım. Kendisiyle mutlu bir yaşantımız vardı. Ta ki bu kadın aramıza girene kadar. G.G.’nin eşimle aramıza girmesiyle evde soğukluk baş gösterdi. Eşim eve gelmez oldu. Kendisi evli olduğunu bildiği halde eşimle ilişki yaşamıştır. Eşim, evle ilgilenmediği gibi, bütün paraları davalıya yedirmeye başladı. Parası yetmediği için bankalardan kredi çekti. Ödemeyince eve haciz gelmesin diye çalışmaya başladım. Borçları kapattım.”
Yargıtay Genel Kurulu’nun emsal oluşturan kararı şöyleydi: “Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesinde yer alan ‘Evlenmeyle eşler arasındaki evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar’ biçimindeki düzenleme gereğince, evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğindedir. Bu eyleme, evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Davalı, davacının eşi ile evli olduğunu bilerek, duygusal ve cinsel ilişkiye girdiğine göre, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince manevi tazminatla sorumlu tutulmalıdır.” (SD)